logo

Şeytan ve Nefis Sohbeti – Ah Hoca Efendi

Tahsin AKIN

facebooktwitter
Tahsin AKIN
tahsin@tahsinakin.com

Yıllar öncesiydi. Kars taraflarında bir camiye girdim. Kürsüde bir hoca efendi sohbet ediyor. Cemaat dağınık bir şekilde oturmuş. İhtiyar dedeler bir köşeye çekilmiş birisi duvara yaslanmış, öteki bir direğe yaslanmış ayaklarını uzatmış, bir diğeri düşünceli bir şekilde boynunu bükmüş yere bakıyor sohbeti dinliyorlardı. İhtiyarların arasına girdim bir kenara oturuverdim. 12-13 yaşlarında belki biraz daha küçüktüm. Hoca efendiden nefis isminde bir kelime duydum biraz da açtım açıkçası aklıma yemek geldi.  Güzel nefis mis gibi bir yemek hayal ettim. Konuyu pek de anlamamıştım. Hoca efendi bir şeyler söylüyor ama pek de iyi şeyler söylemiyordu. Kendi kendime yemek de mi sevmeyeceğiz dedim. Sohbet devam ettikçe bu nefis başka bir şey dedim. Pür dikkat hoca efendiyi dinliyorum. Nefs-i emmareden bahsediyor. Bu nefis insanın en büyük düşmanı imiş ve 72 şeytan kuvvetindeymiş.

İnsanın düşmanı nefsi ve şeytandır. Şeytan hayat boyu insanı kandırmaya çalışır, insanı doğru yoldan çıkarıp azgınlığa sapıklığa sürükler. Şeytanın vesveselerinden sadece Allah’ın salih kulları korunur. Şeytan insana farklı şekillerde gelip onu kandırabilir. Nice büyük zatlar, alimler dahi şeytan tarafından kandırılmıştır.

Bir anda sesli düşündüm çocukluk hali ile hoca efendiye bir soru sordum. Hocam bu şeytanı öldüremiyor muyuz? Birisi öldürsün bunu hepimiz kurtulalım dedim.

Hoca efendi biraz şaşkın biraz hoş bir edayla hayır dedi. Ölmüyormuş. Günahları ve dünyayı insanlara güzel gösterip kıyamete kadar insanları kandırmaya devam edecekmiş.

Şeytan; insana günahları sevdiriyor, dünya sevgisini artırıyor. İnsanları fakirlikle korkutup çirkin işlere sevkeder. İnsanlara vaadlerde bulunup onları boş kuruntularla oyalar. Şeytan kalbe vesvese verdiğinde bu düşünceyi kabul etmeyip hemen Allah’a sığınmak gerekiyor.

Bir de nefis var. Nefs-i Emmare bu da her insanda mevcut. Tasavvuf ehline göre merkezi insanın iki kaşının ortasında bulunuyormuş. Ve bu da şeytan gibi günahlara meyilli bir yaratık. İnsan her an şeytana ve nefsine karşı tetikte olmalı.

O sohbet boyunca şeytanı hayal ettim her an gelecek diye hazırda bekledim. Açıkçası nefsi anlamamıştım. Ama şeytanı çok iyi öğrendim. İçimden gelen bazı hislerden, düşüncelerden ve çevredeki insanların yanlış hareketlerinden hemen orada bir şeytanın olduğuna inanır ve ona göre hazırlık yapardım. Bu düşünceler gelince fren yapmasını öğrendim. Kafi derecede şeytandan kurtuldum çünkü hep hazırlıklı idim. Ama maalesef insan şeytanlarından kurtulamadım. Ne kadar iyi niyetli olduysam o kadar çok kandırıldım. Ah hoca efendi keşke biraz da insan şeytanlarından bahsetseydin şeytanlaşmış insanların da şerrinden korunurdum. Allah hepimizi nefsimizden, şeytandan ve şeytanlaşmış insanlardan, cinlerden korusun. Amin.

Etiketler: » » »
323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kahlenberg(Alaman Dağı)

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Bazılarına göre Kahlenberg deyince akıllara Danimarkalı ünlü futbolcu Thomas Kahlenberg gelebilir. Oysa tarihimizin dönüm noktalarından birisi olan bir muhaberenin yaşandığı yerin adıdır Kahlenberg. Günümüzde orta Avrupa da olan Viyana’ya gelen herkesin çıktığı veya çıkarıldığı, İstanbul’daki Çamlıca tepesine benzeyen tepedir. 12 Eylül 1683'te Osmanlı İmparatorluğu ile Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu orduları arasında yapılan meydan muhasebesi Kahlenberg Muharebesi ya da Osmanlıların verdiği isimle Almandağı Muharebesi olarak bilinir. Muhar...
  • 40 Ton Altın’ın Hikayesi

    11 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tarih

    40 Ton Altın'ın Hikayesi ve Baş Rostolar Bir Umut Hikayesi Serisi devam ediyor. 40 Ton Altın'ın Hikayesi Başlıyor Burada dinleyecekleriniz gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek kurgulanmış olabilir. Ufukta kara gözüktü. Suvari Bey heyecanlıdır. Yol boyunca Çarkçıbaşı ile görüşmüş bir aksilik çıkmaması için tanrıya dua etmiştir. Yolu uzun, yükü ağırdır. Tayfa yükten habersiz ama yükün önemini kaptanların ciddiyetinden anlamıştır. Korumalar eşliğinde bu gemi limana yanaşır.  Nihayet büyük yük ve büyük emanet Kitauların ülkesine ulaştırılmış...
  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...