logo

Koronavirüsü ve 5G İlişkisi

Tahsin AKIN

facebooktwitter
Tahsin AKIN
tahsin@tahsinakin.com
Koronavirüsü ve 5G İlişkisi

Koronavirüsü bir proje mi? Biyolojik silah mı? Yoksa kıyamet projesi mi?

Son günlerde dünyada yayılan bu virüs(!) için çok fazla teori öne sürüldü. Uzmanlar çeşitli açılardan virüsü değerlendirdi. Ve tabiki komplo teorileri de ortaya çıktı. Peki korona COVID-19 gerçekten bir virüs mü? Yayılımı diğer virüslerde olduğu gibi mi? Epidemik salgın özelliklerini taşıyor mu? Epidemi genellikle  kontrolden çıkan herhangi bir meseleyi tarif etmek için kullanılan oldukça genel bir kavram. Medikal alanda ise bir bölgede, bir toplumda veya bir grup insanda bir hastalığın yaygınlaştığı görülünce bunun ‘epidemi’ bir salgın olduğu kabul ediliyor. “Pandemi” ise bölgeler ve gruplar üstü coğrafi bir salgın anlamına geliyor. Bir ülkenin tamamını veya dünyanın tamamını etkisi altına alan hastalıklar için kullanılıyor.  Geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin’de ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılan yeni tip koronavirüsün (Covid-19) “pandemi” olarak nitelendirilebileceğini duyurdu. Görünen o ki Dünya Sağlık Örgütü de sorunu tam olarak anlayabilmiş değil.

 

Korona virüsü ile ilgili komplo teorileri arasında en ilginci ise dünya nüfusunu azaltmaya yönelik bir biyolojik silah olduğu iddiası. Bu iddia ne kadar doğru çıkar bilinmez ama Corona’nın 5G bağlantısı üzerinde ciddi tartışmalar var. Ülkemizde bu konu henüz gündeme gelmiş değil. Corona ve 5G arasında bağlantı kurmaya çalışan pek çok isim bulunuyor ve bunlar arasında Amerikalı şarkıcı Keri Hilson gibi ünlü isimler de bulunuyor. Sosyal ağlarda anti 5G grupları çeşitli protestolar da yapmakta.

ABD’de bir kısım küreselci medya henüz ortada Koronavirüs yokken 5G teknolojisinin kanser, grip vb. semptomlara neden olabileceği üzerine yazılar yayınlamıştı. Çin mobil araştırma şirketi (CMRI) bu arada 5G testlerini tamamladı, 2020 5G yılı. Korona virüsün artık başkenti diyebileceğimiz Wuhan şehri 5G testleri için seçilen şehirdi ve ilk kez 5G 2019’da bu şehirde kullanıldı. 18-27 Ekim 2019 Military World Games  etkinliği bu şehirde yapıldı. Bu etkinlikte 5G’nin ilkleri var.

 

Geçmişte baz istasyonları ve yaydığı dalgaların insan sağlığına zararları çokça dile getirilmişti. Yüksek binalara ve cami minarelerine yerleştirilen baz istasyonları toplum tarafından kabul edilmedi ve tartışmalara sebep oldu bu konu basında da zaman zaman yer aldı. Şimdi 5G konuşuluyor. Bir filmin 5G bağlantısı ile 7 saniyede indiği hatta saniyede 2 GB’tan büyük dosyaların aktarılma rekorları yazılıyor. Peki bu gelişmeler olurken 5G’nin sağlık açısından zararları nelerdir? Bu konu neden  tartışılmıyor? 5G’nin çalışma mekanizmasına bakıldığında yaydığı milimetrik yoğun dalgalar için daha sık kuleler ve istasyonlara ihtiyaç var. Bu dalgalar çok yoğun olduğu için uzak bölgelere erişemiyor. Bu da tehlikeyi beraberinde getiriyor.

 

Herkesin dilinden düşmeyen 5G teknolojisi ile korona virüsü salgının bağlantısında belki de en büyük kanıt 5G istasyon haritası ve hastalığın en fazla yayıldığı ülkeler arasındaki paralellik. Özellikle gelişmiş ülkeler dikkate alınırsa bağlantı daha net kuruluyor. 5G ile yayılan sinyal dalgaları bu bölgelerdeki insanları etkiliyor, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar risk grubunda yer alıyor.

Görünen o ki; yeterince test yapıldıktan sonra insanlar 5G milimetre dalgalarına alışacak vücut bağışıklık kazanacak ve Corona sessiz sedasız sona erecek.

Etiketler: » » » » »
534 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?
#

Koronavirüsü ve 5G İlişkisi” için 3 Yorum

  1. Adem oğlu : diyor ki:

    Vay be dünyada neler oluyor

  2. 3yorhan : diyor ki:

    Eğer 5G bu sıkıntıdan alnının akıyla çıkarsa iyi satış yapacaktır. Çıkmazsa da heralde batar.

  3. Mustafa : diyor ki:

    Her yerde havalar kapalı, gökyüzü bulanık bu da uydudan gelen sinyallerin etkisi olabilir mi? Ve insanlara sanırım sinir de yüklüyor sinir sistemini bozuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...
  • 1683 : Merzifonlu’dan Murat Giraya Mektup

    09 Temmuz 2020 Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    Akıp giden yaşam çizgisi genel olarak bir matematiksel eğri veya doğru parçası ile tarif edilir. Bu yaşam çizgisi üzerinde inişli çıkışlı eğriler bazen de kırılmalar bulunur. Yapılan hataların büyüklüğünü anlatmak için kırılma noktası diye tabir ettikleri anlar veya süreçler de bulunur. Futbol takımları 90 dakikalık bir maçta nasıl hatalar yapıp yenilgi alıyorlarsa Devletler ve topluluklar da telafisi olmayan hatalar yapabiliyor. Bu hatalardan birisi bizim geçmişimizde, 1683 yılında yaşandı. Kazandığımız 1071,1453,1923 gibi tarihleri iyi biliri...
  • Kömür, Petrol, Churchill ve Şeytanın Dışkısında Boğulma

    08 Temmuz 2020 Dünya, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    Türkler olarak Winston Churchill’i yakından tanırız. Özelliklede 1. Cihan Harbinde söylediği ‘’bir damla kan eşittir bir damla petrol’’ sözünden sonra Ortadoğu coğrafyasında Churchill ismi popülerliğini hiç yitirmedi. Churchill 1911 yılında Kraliyet Donanması'ndan sorumlu bakan olmuştur. Alması gereken ilk önemli kararlardan biri Britanya İmparatorluğunun genişlemeci Almanya karşısında donanmasında Galler bölgesinde çıkarılan yani güvenli ulusal bir kaynağa dayalı kömürü mü yoksa çok uzaklarda, İran'da çıkarılan petrolü mü kullanacağıdır. Uz...