logo

Şehit Sevabının Ölçüsü

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Şehit Sevabının Ölçüsü

İtalyada Galile’nin veya dünya yuvarlaktır diyen birisinin giyotine götürülmesini yıllarıdır konuşuyoruz. Acaba bizde de verilmiş olan fetvaları birileri yıllar boyu konuşuyor mudur? Katiller, tecavüzcüler, hırsızlar sadece kısa süreliğine bir yerde oturduğu veya kalktığı için günahlarından kurtulabilir mi? Mutlak adalet buna izin verir mi diye mutlaka düşünmüşüzdür.
2020 yılında yaşadığımız salgın günlerinde her şeyin şiddetlisi yaşanıyor galiba. Sevmenin, ölmenin, evde ekmek yapmanın, yerleşik düzene baş kaldırmanın, kurallara uymayanlara 3.150,00 tl cezanın ve sevapların şiddetlisi. Tabi kimin neye ne kadar yetkisi var hep göz ardı ediliyor.
Örneğin Mısır‘da koronavirüs fetvası verilmiş, ”Salgın zamanında evde kalanlara şehit sevabı yazılır”diye.
Ezher Üniversitesine bağlı fetva kurumu, halkın koronavirüs salgınına karşın evden çıkmaması çağrısında bulundu
Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ezher Üniversitesi’ne bağlı Fetva Kurumu, koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yayınladığı fetvada, halkın evde kalmasını istedi.

Kuruma bağlı resmi Facebook sayfasında yayınlanan fetvada, “Salgın zamanında evde kalan kişilere şehit sevabı yazılır” ifadelerine yer verildi.

Evden kalmanın “dini ve insani” bir sorumluluk olduğu belirtilen açıklamada, herkesten kendi ve diğerlerinin hakkını gözetmesi istendi.

Söz konusu fetvada şu ifadeler yer alıyor:Zorunlu olmadıkça evlerden çıkılmaması gerekiyor. Evde kalıp Allah’ın kararına sabır ve rıza gösteren kişilere salgından ölmese bile şehit sevabı yazılır. Hz. Muhammed şöyle dermiştir; ‘Veba bulaşan hiç kimse yoktur ki; evinde kalıp Allah’ın ona yazdığından başka hastalık gelmeyeceğini bilerek sabırla bekleyip ona şehit sevabı yazılmasın

Fetva Kurumu ayrıca, sağlık yetkilileri ve doktorların tavsiyesine uymanın da bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Mısır Sağlık Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamada 33 koronavirüs vakasından 4’ünün hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

194 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 40 Ton Altın’ın Hikayesi

    11 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tarih

    40 Ton Altın'ın Hikayesi ve Baş Rostolar Bir Umut Hikayesi Serisi devam ediyor. 40 Ton Altın'ın Hikayesi Başlıyor Burada dinleyecekleriniz gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek kurgulanmış olabilir. Ufukta kara gözüktü. Suvari Bey heyecanlıdır. Yol boyunca Çarkçıbaşı ile görüşmüş bir aksilik çıkmaması için tanrıya dua etmiştir. Yolu uzun, yükü ağırdır. Tayfa yükten habersiz ama yükün önemini kaptanların ciddiyetinden anlamıştır. Korumalar eşliğinde bu gemi limana yanaşır.  Nihayet büyük yük ve büyük emanet Kitauların ülkesine ulaştırılmış...
  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...
  • 1683 : Merzifonlu’dan Murat Giraya Mektup

    09 Temmuz 2020 Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    Akıp giden yaşam çizgisi genel olarak bir matematiksel eğri veya doğru parçası ile tarif edilir. Bu yaşam çizgisi üzerinde inişli çıkışlı eğriler bazen de kırılmalar bulunur. Yapılan hataların büyüklüğünü anlatmak için kırılma noktası diye tabir ettikleri anlar veya süreçler de bulunur. Futbol takımları 90 dakikalık bir maçta nasıl hatalar yapıp yenilgi alıyorlarsa Devletler ve topluluklar da telafisi olmayan hatalar yapabiliyor. Bu hatalardan birisi bizim geçmişimizde, 1683 yılında yaşandı. Kazandığımız 1071,1453,1923 gibi tarihleri iyi biliri...