logo

Konvansiyonel Savaş Ne Demek?

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Konvansiyonel Savaş Ne Demek?

Hayatımızda değişimin hızlanması ile kavramlarında sürekli bir değişim ve dönüşüm göstermesi kaçınılmaz olmuş durumda. Eskiden savaş denildiği zaman tek bir şey anlaşılırdı ve iki ordunun karşılıklı şiddet göstermesi denirdi. Hatta adına savaş değil Harp denirdi. Bu gün ise savaşın tanımı şu şekilde yapılmakta; Savaş, uluslararası sistemde şiddet kullanma ya da silahlı kuvvet kullanma kapasitesine sahip devletler ve devlet dışı siyasal aktörler arasında gerçekleşen, büyük ölçekli fiziksel şiddet içeren çatışma ya da çarpışmadır.
Bir de Savaşı çeşitlere ayırmışlar;
-Amfibik harekât
-Asimetrik savaş
-Dördüncü nesil savaş
-Kara savaşı
-Terörizm
-Topyekûn savaş
-Vekâlet savaşı
-Konvansiyonel savaş
Peki günümüzde dillerden düşmeyen Konvansiyonel savaş ne demek;
Geleneksel savaş, düzenli savaş, endüstriyel savaş ve yüksek yoğunluklu savaş olarak da nitelenen konvansiyonel savaş; belirlenmiş bir hedef doğrultusunda simetrik harp silahları ile taktik ve tekniklerin düzenli yapıdaki unsurlar tarafından kullanımı şeklinde gerçekleştirilen bir savaş türüdür.
Saldırıyı gerçekleştiren tarafın öncelikle piyade ve mekanize piyade ile ilk savunma hattını yarması, zırhlı unsurlar ile hava ve deniz kuvvetlerinin harekâta dahil olarak belirlenen hedeflerin ele geçirilmesi şeklinde özetlenebilecek olan konvansiyonel savaş, düzenli ve simetrik bir tehdidin ortadan kaldırılmasını esas almaktadır.
Askerî unsurların örgütlenmesi ve eğitimi, silah ve teçhizat temini, personel temin ve yetiştirilmesi gibi konular bu konseptin çizdiği çerçeve içinde kalır. Konvansiyonel savaşlar, ‘savaş hukuku’ kurallarına göre icra edilir. Savaş hukukunda öngörüldüğü şekilde ‘üniformalarıyla, rütbeleriyle, disiplinli yapılarıyla’ tanımlanan ve çeşitli savaş taktikleri kullanan ulusal ordular tarafından icra edilir. Savaş, devletler arasıdır, ulusal ve düzenli ordular tarafından yerine getirilir. Konvansiyonel savaşta ayrıca savaş hukuku bağlamında nükleer silahlar kullanılmaktadır. Bu bağlamda konvansiyonel savaşta yalnızca konvansiyonel silahlar kullanılır. Konvansiyonel silah; taraflarca gücü, niteliği bilinen ve klasik olarak kabul edilen, nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar dışında kara, deniz ve hava orduları tarafından kullanılan savaş hukuku kapsamında kullanımı meşru her türlü silahtır.
Konvansiyonel askeri güce dayanan bu savaş türünde tüm askeri ve yarı-askeri gayretler hasmın fiziki varlığına ya da geri bölgesini ele geçirme ve muharebe edebilme yeteneğinin yok edilmesine yöneltilir. Bu yönüyle konvansiyonel savaş “düşman” merkezlidir. Temel hedef, düşmanın savaşma azim ve iradesini kırmaktır. Konvansiyonel bir savaşı kazanabilmek için en önemli şart hem nitelik ve hem de nicelik açısından “üstün bir savaş gücüne” sahip olmaktır. Soğuk savaş dönemindeki karşıt kutupların “ortadan kalkması” ve düzenli yapıdaki orduların “önemini yitirmesi” ile birlikte, söz konusu konseptin değişmeye başladığı ileri sürülmekte ve bu tür askeri birliklerin yeni tür görevler (insani yardım, bölgesel/küresel barışı koruma, vb.) için kullanımına işaret edilmektedir. Ulus-devletlerin yeni küresel güvenlik konsepti kapsamında siyasi sorunların çözümü için artık çok maliyetli olan konvansiyonel savaşlar yerine dolaylı yoldan hasmı yıpratmaya yönelik savaş türleri denenmektedir.

192 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kahlenberg(Alaman Dağı)

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Bazılarına göre Kahlenberg deyince akıllara Danimarkalı ünlü futbolcu Thomas Kahlenberg gelebilir. Oysa tarihimizin dönüm noktalarından birisi olan bir muhaberenin yaşandığı yerin adıdır Kahlenberg. Günümüzde orta Avrupa da olan Viyana’ya gelen herkesin çıktığı veya çıkarıldığı, İstanbul’daki Çamlıca tepesine benzeyen tepedir. 12 Eylül 1683'te Osmanlı İmparatorluğu ile Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu orduları arasında yapılan meydan muhasebesi Kahlenberg Muharebesi ya da Osmanlıların verdiği isimle Almandağı Muharebesi olarak bilinir. Muhar...
  • 40 Ton Altın’ın Hikayesi

    11 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tarih

    40 Ton Altın'ın Hikayesi ve Baş Rostolar Bir Umut Hikayesi Serisi devam ediyor. 40 Ton Altın'ın Hikayesi Başlıyor Burada dinleyecekleriniz gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek kurgulanmış olabilir. Ufukta kara gözüktü. Suvari Bey heyecanlıdır. Yol boyunca Çarkçıbaşı ile görüşmüş bir aksilik çıkmaması için tanrıya dua etmiştir. Yolu uzun, yükü ağırdır. Tayfa yükten habersiz ama yükün önemini kaptanların ciddiyetinden anlamıştır. Korumalar eşliğinde bu gemi limana yanaşır.  Nihayet büyük yük ve büyük emanet Kitauların ülkesine ulaştırılmış...
  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...