logo

Gestapo

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Gestapo

İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra gruplar halinde yaşamaya başladı. Kendini ve etrafındakileri yönetmek gerektiği kadar farklı guruplarında neler yaptığını anlamak, onların yaptığına karşı veya benzeri işler yapmak için muhtelif kurumlar ve örgütler kurdu. İstihbarat teşkilatlarını da bu bağlamda değerlendirirsek şüphesiz Gestapo’nun ayrı bir yeri olacaktır.

Gestapo yani Gizli Devlet Polisi, Nazi Almanyası ve Alman işgali altındaki Avrupa’da gizli polis teşkilatıdır. 1933’te Hermann Göring tarafından Prusya’nın çeşitli güvenlik polisi kuruluşlarının tek bir organizasyonda birleştirilmesi amacıyla kuruldu. 1934’te Schutzstaffel (SS) lideri Heinrich Himmler’in yönetimine geçti. Diğer tarafından Reinhard Heydrich ve Heinrich Müller’e yetki verildi.

İlk olarak Fırtına Birlikleri’nden ve Alman polisinden seçkin görülenler alındı. Sivil üniformayla polis birliklerinden ayrıldılar. İlk adı Geheime Polizei Amt yani GPA’dır ama bu ismin basit olduğu düşünülmüş olmalı ki, Gestapo olarak değiştirilmiştir. Açılımı, Die Geheime Staatpolizei’dır.

II. Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 45.000 üyesi vardı. Ofislerine Gestapoleitstellen denirdi. Günümüzdeki istihbarat teşkilatları için örnek teşkil eder. Gestapo II. Dünya Savaşı sırasında önemli komutan ve generallerin korumalığını üstlenerek bir nevi askeri inzibat görevi yapmışlar, kimi zaman SS’lerle ortak çalışmışlardır. Gestapo ayrıca savaş sırasında Almanya’da bulunan Müttefik casuslarını yok etmek için de kullanılmıştır. Gestapo erleri genellikle önemli giriş kapılarına nöbetçi olarak bırakılırlardı; görevleri giriş kartlarını kontrol etmekti.

Ayrıca toplama kamplarında aktif rol oynamışlardır. Savaş sonrası çoğu kaçmayı başarmış, yakalananlar savaş suçlusu sayılarak kurşuna dizilmiştir. II. Dünya Savaşı’nı anlatan filmlerde SS’lerle birlikte çokça boy gösterirler. Gestapoların bir diğer görevi de savaş ortamında olup bitenden habersiz halkı dolduruşa getirerek, onların düşman kuvvetlerine karşı sivil bir güç olarak kullanımını sağlamaktı.

“gestapo gibi dikilme başımda!”

“beni bu gestapo saçmalıklarıyla korkutamazsınız”

”yumuşak gestapo”

şeklinde de kullanıldığı da olur.

II. Dünya Savaşı’nın kaybedeni olan Nazi Almanya’sı yavaş yavaş Sovyetler ve diğer müttefik kuvvetlerince işgal edilirken Gestapo ajanları da yavaş yavaş askeri cepheden çekilmeye, hatta yurt dışına kaçmaya başlamışlardır. Savaşın son anlarına kadar savaşan Gestapo ajanları, Heinrich Himmler’in intihar etmesi ve Adolf Hitler’in kaybolmasından sonra dağılarak tarihin tozlu sayfalarındaki yerlerini almışlardır. Sovyet güçleri yakaladıkları Gestapo ajanlarını kurşuna dizmişler, ayrıca savaştan sonra kurulan Savaş Suçları Mahkemesi’nde Gestapo ajanları, savaş suçlusu, işkenceci ve toplama kamplarındaki infazların hükümlüleri olarak yargılanmışlardır.

Etiketler: » »
215 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...
  • 1683 : Merzifonlu’dan Murat Giraya Mektup

    09 Temmuz 2020 Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    Akıp giden yaşam çizgisi genel olarak bir matematiksel eğri veya doğru parçası ile tarif edilir. Bu yaşam çizgisi üzerinde inişli çıkışlı eğriler bazen de kırılmalar bulunur. Yapılan hataların büyüklüğünü anlatmak için kırılma noktası diye tabir ettikleri anlar veya süreçler de bulunur. Futbol takımları 90 dakikalık bir maçta nasıl hatalar yapıp yenilgi alıyorlarsa Devletler ve topluluklar da telafisi olmayan hatalar yapabiliyor. Bu hatalardan birisi bizim geçmişimizde, 1683 yılında yaşandı. Kazandığımız 1071,1453,1923 gibi tarihleri iyi biliri...
  • Kömür, Petrol, Churchill ve Şeytanın Dışkısında Boğulma

    08 Temmuz 2020 Dünya, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    Türkler olarak Winston Churchill’i yakından tanırız. Özelliklede 1. Cihan Harbinde söylediği ‘’bir damla kan eşittir bir damla petrol’’ sözünden sonra Ortadoğu coğrafyasında Churchill ismi popülerliğini hiç yitirmedi. Churchill 1911 yılında Kraliyet Donanması'ndan sorumlu bakan olmuştur. Alması gereken ilk önemli kararlardan biri Britanya İmparatorluğunun genişlemeci Almanya karşısında donanmasında Galler bölgesinde çıkarılan yani güvenli ulusal bir kaynağa dayalı kömürü mü yoksa çok uzaklarda, İran'da çıkarılan petrolü mü kullanacağıdır. Uz...