logo

Genç Osman, Şehzade Mehmet ve Yok Olan Hayaller

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Genç Osman, Şehzade Mehmet ve Yok Olan Hayaller

“Osman, Allah’tan dilerim ki ömrün berbad olsun! Beni hayatımdan mahrum ettin, inşaallah sen de saltanat süremeyesin” diye beddua etmişti. Ağabeyi Genç Osman’ın 1621 Nisan’ında idam ettirdiği Şehzade Mehmed, Genç Osman bu bedduadan bir sene sonra âsiler tarafından feci şekilde öldürüldü.

MURAT BARDAKÇI üstad da bu konuya değindine göre üzerinde düşünmekte fayda var.

Şehzade Mehmed I. Ahmed’in oğludur.

Babası’nın 1617 senesinde vefat etmesi ve ardından tahta çıkan amcası I. Mustafa’nın tahtan indirilmesiyle ağabeyi II. Osman tahta çıktı. Genç Osman, başta Şehzade Mehmed’e kıymayan, iktidarının üçüncü yılında Lehistan seferi’ne çıkarken, kendisinin yokluğunda Kösem Sultan’ın herhangi bir oğlunu tahta çıkarma girişimini engellemek için, altı kardeşinden en büyüğü olan Şehzade Mehmed’i yaklaşık 16 yaşında boğdurttu. Şehzade Mehmed’in idam edilmesi halk ve askerler arasında hoşnutsuzluk ve huzursuzluk yarattı. Çünkü Şehzade Mahmud’dan 18 yıl sonra ilk defa bir şehzade katli olmuştu. Ardından 1621 büyük kışın yaşanması bu idama yoruldu ve padişaha karşı hoşnutsuzluk oluştu. Şehzade Mehmed, yeniçeriler tarafından sevilmekteydi. Kendisi öldükten sonra ayaklanma olduğu rivayet edilmektedir. Kösem Sultan tarafından bu sebeple yeniçeriler emir alıp Genç Osman öldürülmüştür. Şehzade Mehmed’in boğulurken II. Osman’a şöyle dediği rivayet edilir;
“Osman, Allah’tan dilerim ki ömrün berbad olsun! Beni hayatımdan mahrum ettin, inşaallah sen de saltanat süremeyesin”
Genç Osman hadisesi altı asırlık Osmanlı tarihinin en trajik olaylarındandır ve 1622’nin 20 Mayıs’ında yaşanan hadise, asırlar boyu unutulmamıştır.

14 yaşında iken tahta çıkan İkinci Osman, yani Genç Osman, reform yapmaya çalışırken canından olmuştu. Polonya üzerine sefere çıkarken idamını emrettiği kardeşi Şehzade Mehmed “Osman, Allah’tan dilerim ki ömrün berbad olsun! Beni hayatımdan mahrum ettin, inşaallah sen de saltanat süremeyesin” diye beddua etmişti.

Birinci Ahmed’in ölümünden sonra, Osmanlı tahtına devletin ileri gelenlerinin mutabakatıyla, 22 Eylül 1617 günü Birinci Ahmed’in en büyük oğlu olan Şehzade Mustafa geçirildi. Mustafa, Genç Osman’ın ağabeyi idi ve saltanat o zamana kadar babadan oğula geçerken, tahta artık hanedanın hayattaki en yaşlı erkek üyesinin oturtulması kararlaştırılmıştı.

PADİŞAHI ODAYA KİLİTLEDİ

Ancak, Birinci Mustafa’nın akli durumundaki bozukluk yüzünden devlet işleri yürümüyordu. Durumu gören Harem Ağası Mustafa, padişahı tahttan indirmek için bir komplo hazırladı. 26 Şubat 1618 günü askerlere maaş dağıtıldığı sırada hükümdarı dairesine kilitledi ve tahta Birinci Ahmed’in diğer oğlu olan Şehzade Osman çıkartıldı. Böyle bir emrivaki ile tahtından olan Birinci Mustafa, sadece 97 gün padişahlık edebilmişti.

Genç Osman, büyük dedeleri gibi cihangir olup şöhret kazanma hevesine düştü ve 1621 Nisan’ında Polonya üzerine sefere çıktı ama İstanbul’dan ayrılmadan önce kendisinden dört ay küçük olan kardeşi Şehzade Mehmed’i boğdurttu. İdam için gerekli fetvayı Şeyhülislâmı Esad Efendi’den alamamış ve şeyhülislâmlıkta gözü olan Rumeli Kazaskeri Kemaleddin Efendi’den elde etmişti. Şehzade Mehmed, kendisini boğmaya gelen cellâdları görünce, kardeşine “Osman, Allah’tan dilerim ki ömrün berbad olsun!

Beni hayatımdan mahrum ettin, inşaallah sen de saltanat süremeyesin” diye beddua etmişti.

YENİÇERİLER AYAKLANDI

Polonya’da kolay bir zafer kazanacağını zanneden Genç Osman, umduğunu bulamadı ve Leh, yani Polonya askerlerinin işgal ettiği Hotin Kalesi kuşatıldıysa da fethedilemedi. Genç Osman, başarısızlığın bütün suçunu yeniçerilere yükledi. Yeniçeri Ocağı’na çekidüzen vermek istedi fakat kardeşinin bedduası üzerindeydi ve işleri hep ters gitmeye başladı.

Yeniçeriler’i disiplin altına sokamayan hükümdar, bu defa hacca gitme bahanesiyle Suriye’den ve Anadolu’dan asker toplamayı düşündü fakat planları öğrenilince zor durumda kaldı. Askerler, padişahtan hacca gitmemesini istediler ama Genç Osman tepkilere aldırış etmedi ve Üsküdar’a geçti. Bunun üzerine yeniçerilerle sipahiler ayaklandılar.

HER YERİ YAĞMALADILAR

İsyan kısa sürede büyüdü ve âsiler, padişahın akıl hocalarının kellelerini istediler. Taleplerinin kabul edilmemesi üzerine, Topkapı Sarayı’na girerek her tarafı yağmaladılar. Hiçbir direnişle karşılaşmadan sarayın üçüncü kapısından geçerek avluya doldular ve devrik hükümdar Birinci Mustafa’yı buldular.

Genç Osman durumun vahametini kavrayınca âsilerin taleplerini kabul etti fakat askerler Birinci Mustafa’yı çoktan padişah ilân etmişlerdi. Çaresi kalmadığını gören Genç Osman, yeniçeri ocağına sığındı ve hapsedildi.

OSMANLI’DA BİR İLK

Birinci Mustafa’nın tarafdarları, eski hükümdar yaşadığı sürece kendi iktidarlarının sağlam olmayacağının farkındaydılar ve bu yüzden Osman’ın ortadan kaldırılmasına karar verdiler. Yedikule’ye hapsedilmiş olan devrik hükümdara utanç verici hareketler yapıldı ve Genç Osman kemendle boğuldu.

Osmanlı tarihinde bir padişah ilk defa teb’ası tarafından öldürülüyordu ve Genç Osman, halkın kanaatine göre tahtını sağlamlaştırmak için canını aldığı kardeşi Şehzade Mehmed’in bedduasına uğramıştı.

Her iki ölüm hadisesi de çok üzücü. Ancak Yaşadığımız hayatta mazlumların ahını çokça alıyoruz ve başımıza gelen musubetleri bazen onlardan buluyoruz bazen de unutup gidiyoruz. Böylesine ibretlik bir olayı bizim gibi tarihine ve coğrafyasına önem veren milletlerin asla unutmaması gerekir ki tekrar aynı durumlara düşmeyelim. Dünya ve iktidar kime kalmış ki bize kalsın deyip arkamızı dönüp çekip gitmesi bilmemiz gerekir.

Etiketler:
232 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?
#

Genç Osman, Şehzade Mehmet ve Yok Olan Hayaller” için 2 Yorum

  1. 3yorhan : diyor ki:

    Bu dünyada kimse sütten çıkmış ak kaşık değil galiba

  2. T : diyor ki:

    Bazen tarih incelemektense coğrafya incelemek daha mı az üzücü olurdu diye düşünüyorum…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehit Sevabının Ölçüsü

    30 Haziran 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İtalyada Galile'nin veya dünya yuvarlaktır diyen birisinin giyotine götürülmesini yıllarıdır konuşuyoruz. Acaba bizde de verilmiş olan fetvaları birileri yıllar boyu konuşuyor mudur? Katiller, tecavüzcüler, hırsızlar sadece kısa süreliğine bir yerde oturduğu veya kalktığı için günahlarından kurtulabilir mi? Mutlak adalet buna izin verir mi diye mutlaka düşünmüşüzdür. 2020 yılında yaşadığımız salgın günlerinde her şeyin şiddetlisi yaşanıyor galiba. Sevmenin, ölmenin, evde ekmek yapmanın, yerleşik düzene baş kaldırmanın, kurallara uymayanlara 3....
  • Gazi George H. W. Bush

    29 Haziran 2020 Dünya, Genel, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Daha 19 yaşında olduğunuzu düşünün. Sizin akranlarınız parklarda bahçeler de geziyor. Siz ise okulu yeni bitirmiş bir donanma pilotusunuz. 3 kişilik bir savaş uçağı kullanıyorsunuz. Uçak gemisine inmek oldukça zor bir iş. Tecrübeli pilotlar bile hep kaza yapıyor. Ama siz kaza yapmadan sayısız görev gerçekleştirdiniz. Son görev ise bir düşman gözetleme kulesini yok etmek. Her zamanki gibi gemiden kalktınız. Ateş hattına girdiniz. Ama bu kez kanattan vuruldunuz. Öyle olduğu halde görevi yerine getirmek için birkaç hedefi yok ettiniz. Sonunda para...
  • Gestapo

    23 Haziran 2020 Dünya, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra gruplar halinde yaşamaya başladı. Kendini ve etrafındakileri yönetmek gerektiği kadar farklı guruplarında neler yaptığını anlamak, onların yaptığına karşı veya benzeri işler yapmak için muhtelif kurumlar ve örgütler kurdu. İstihbarat teşkilatlarını da bu bağlamda değerlendirirsek şüphesiz Gestapo'nun ayrı bir yeri olacaktır. Gestapo yani Gizli Devlet Polisi, Nazi Almanyası ve Alman işgali altındaki Avrupa'da gizli polis teşkilatıdır. 1933'te Hermann Göring tarafından Prusya'nın çeşitli güvenlik polisi...
  • F35’İ Ne Kadar Tanıyoruz

    18 Haziran 2020 Bilim, Köşe Yazıları, Politika, Teknoloji, Tüm Manşetler

    Siyasi çekişmelerin içinde asıl özellikleri pek de görünmez duruma gelen F35 Beşinci Nesil hava uçağını ne kadar yakından tanıyoruz. Ülkemizin de hem üreticisi hem de müşterisi olduğu eşi benzeri bulunmayan bir şaheser olan F35 avcı uçağı hayallerin ötesinde özelliklere sahip. Hava alanına ihtiyaç duymadan iniş kalkış yapabilen, hava-kara ve deniz hedeflerine ateş açabilen muhteşem bir icat olan bu avcı uçağını kim yapıyor, teknik özellikleri ne, fiyatı ne, rakipleri kim hiç düşündünüz mü? F35'İ ve daha birçok savaş uçağını yapan Lockheed Ma...