logo

Gazi George H. W. Bush

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Gazi George H. W. Bush

Daha 19 yaşında olduğunuzu düşünün. Sizin akranlarınız parklarda bahçeler de geziyor. Siz ise okulu yeni bitirmiş bir donanma pilotusunuz. 3 kişilik bir savaş uçağı kullanıyorsunuz. Uçak gemisine inmek oldukça zor bir iş. Tecrübeli pilotlar bile hep kaza yapıyor. Ama siz kaza yapmadan sayısız görev gerçekleştirdiniz. Son görev ise bir düşman gözetleme kulesini yok etmek. Her zamanki gibi gemiden kalktınız. Ateş hattına girdiniz. Ama bu kez kanattan vuruldunuz. Öyle olduğu halde görevi yerine getirmek için birkaç hedefi yok ettiniz. Sonunda paraşütü açıp atlamak zorunda kaldınız. Ancak kaybedilen denge ve zor durum sonucu alnınız uçağın kuyruğuna çarpıp kanamaya başladı ve paraşütteki bir ip kesildi. Son sürat okyanusa düştünüz. Neyse ki paraşütün içerisinde bir de kurtarma botu var. Bot kendiliğinden şişti ve ona tutunarak hayatta kalmaya çalıştınız. Diğer takım arkadaşınız olan iki kişiyi gözetlemeye çalıştınız ama hiç birisi yok. Çaresiz okyanusta köpek balıklarına yem olmayı beklerken bir periskopa rastladınız. Bir denizaltı geldi sizi kurtardı. Takım arkadaşlarınızdan maalesef kurtulan olmadı savaşa katılan birçok kişi hayatını kaybederken siz mucizevi bir şekilde kurtuldunuz. şimdi seçilmiş olmayı düşünür müydünüz, düşünmez miydiniz siz karar verin?

Bu olay gerçekten yaşandı ve bunu yaşayan da Amerika’nın 41. Başkanı George Bush‘tu. Olay ikinci Dünya Savaşı yıllarında Pasifik okyanusunda japonya’ya karşı savaşırken gerçekleşti. Başarılarla dolu bir kariyeri olan George Bush‘un hayatından bazı kesitler aşağıdaki gibi

George Herbert Walker Bush 1924, Milton, Massachusetts te doğdu. Andover’daki Phillips Akademisi’ni bitirdikten sonra Deniz Kuvvetleri Yedek Birlikleri’nde yedeksubay oldu. II. Dünya Savaşı sırasında (1942-44) Büyük Okyanus’taki uçak gemilerinde torpido bombardıman pilotu olarak görev yaptı. Üstün Uçuş Nişanı’nı kazandı. Bu görevinde mucizevi bir kurtuluş yaşadığı anlatılır.Japonların Chichijima yerleşkesine gerçekleştirdiği hava operasyonunda Japon hava bataryaları tarafından uçağının vurulmasına rağmen başarılı bir şekilde birkaç düşman hedefi vurmuş, motorunun alev alması üzerine uçaktan atlayarak kurtulmuştur. 1944 yılı boyunca 58 uçuş gerçekleştirmiş ve bunun neticesinde üç uçuş madalyası, üstün uçuş madalyası ve başkanlık birlik savaş madalyası almıştır..Japonların Pearl Harbor’ı bombaladığı haberini ilk duyduğunda Phillips Akademisi kampüsündeydi. Bush derhal orduda gönüllü olmak istedi ve tüm aşamaları geçti. Kritik gün 2 Eylül 1944’tü. Bu günün sabahında Bush’un saldırı düzenlemek üzere anakaraya 804 kilometre uzaklıkta olan Japonya’daki Chichi Jima adasına uçması planlanıyordu. Ada Japonlar için bir iletişim ve tedarik merkeziydi. Sıkı bir şekilde korunuyordu. Bush’un ana hedefi adadaki bir radyo kulesiydi. Bush, iki meslektaşı ile yola çıktı. Bir saatten uzun bir süre sonra uçakları kaza yaptı. Kokpitin içi duman dolmaya başladı. Uçağın kanatları alev aldı. Bush o anda White ve Delaney’dan paraşütlerini giymelerini istedi. Uçağı yöneterek bombalamaya ve radyo kulesini hedef almaya devam etti. Ardından White ve Delenay’a paraşütle uçaktan atlamalarını söyledi. Ardından kokpitten manevra yapabilmek üzere açık kapıya tırmandı. Ancak rüzgar sert bir şekilde çarptı. Başını uçağını kuyruğuna çarptı. Ardından rüzgar onu suya düşecek olan uçaktan uzağa savurdu.

Rüzgar onu Chichi Jima adasına doğru sürükledi. Bush bunun üzerine ters yöne doğru kulaç atmaya başladı. O esnada başı kanamaya devam ediyordu. Bush “O ana yolun sonuna geldiğimi düşündüm. White ve Delenay’a dair herhangi bir iz göremediğim için öldüklerini düşündüm. Öte yandan eşim Barbara’yı düşünüyordum. Bu endişe ve gerginliğimi arttırdı. Bir anda şiddetle ağlamaya başladım” dedi.

Bush, bir ABD denizaltısı tarafından kurtarılana dek dalgalarla savaştı. Bu olayın tek kurtulanı, sonraki yıllarda ABD Başkanı olacak olan George H. W. Bush oldu.

Özel şirketlerde çalıştı. 1959’dan itibaren Houston’da Cumhuriyetçi Parti’de etkin görev aldı. 1966’da Cumhuriyetçi Parti’den Temsilciler Meclisi’ne seçildi. 1970’te bu sandalyeyi bırakarak Senato seçimlerine katıldıysa da gene başarısız oldu. Başkan Richard Nixon, Bush’u ABD’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki büyükelçiliğine atadı (1971-72). Bush 1973’te Watergate Skandalı alevlendiği sırada Cumhuriyetçi Parti Ulusal Komitesi’nin başkanı oldu. Uzun süre Başkan Nixon’ı desteklediyse de Ağustos 1974’te başkanı istifaya çağırmak zorunda kaldı. Aynı yılın sonuna doğru Başkan Gerald R. Ford tarafından Pekin’de ABD İrtibat Bürosu’nun başına getirildi. Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) başkanlığına (1976-77) atanmasına değin bu görevde kaldı. 1980’de Ronald Reagan’ın mevcut başkan Jimmy Carter’a karşı kazandığı seçim zaferiyle Bush da başkan yardımcısı oldu.

Başkan yardımcısı olarak anayasanın çizdiği görev sınırlarını kabullenerek genellikle düşük bir profil sergiledi; hiçbir şekilde Reagan’ı eleştirmedi ve inisiyatif almayı reddetti. Başkan yardımcısı ve Senato başkanı olarak Reagan’ın güvenini kazandı.

1988 başkanlık seçimlerinde neredeyse rakipsiz biçimde partisinin adayı oldu ve halkın yüzde 54’ünün oyunu alarak seçimi kazandı. 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi üzerine Birleşmiş Milletler’in desteğiyle ABD önderliğinde geniş bir uluslararası ittifakın oluşmasını sağladı. 16-17 Ocak 1991 gecesi ABD önderliğindeki hava saldırısıyla başlayan Körfez Savaşı şubat sonlarında Müttefiklerin zaferiyle sonuçlandı. En büyük oğlu George W. Bush 2000 ve 2004 yıllarında arka arkaya ABD Başkanı seçildiğini gördü. Kennebunkport, Maine’da 30 Kasım 2018’de 94 yaşında öldü. Şimdi tekrar düşünmek gerekir seçilmiş kişi mi yoksa görev yapmaya çalışan sıradan birisi mi?

Etiketler: »
186 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kahlenberg(Alaman Dağı)

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Bazılarına göre Kahlenberg deyince akıllara Danimarkalı ünlü futbolcu Thomas Kahlenberg gelebilir. Oysa tarihimizin dönüm noktalarından birisi olan bir muhaberenin yaşandığı yerin adıdır Kahlenberg. Günümüzde orta Avrupa da olan Viyana’ya gelen herkesin çıktığı veya çıkarıldığı, İstanbul’daki Çamlıca tepesine benzeyen tepedir. 12 Eylül 1683'te Osmanlı İmparatorluğu ile Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu orduları arasında yapılan meydan muhasebesi Kahlenberg Muharebesi ya da Osmanlıların verdiği isimle Almandağı Muharebesi olarak bilinir. Muhar...
  • 40 Ton Altın’ın Hikayesi

    11 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tarih

    40 Ton Altın'ın Hikayesi ve Baş Rostolar Bir Umut Hikayesi Serisi devam ediyor. 40 Ton Altın'ın Hikayesi Başlıyor Burada dinleyecekleriniz gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek kurgulanmış olabilir. Ufukta kara gözüktü. Suvari Bey heyecanlıdır. Yol boyunca Çarkçıbaşı ile görüşmüş bir aksilik çıkmaması için tanrıya dua etmiştir. Yolu uzun, yükü ağırdır. Tayfa yükten habersiz ama yükün önemini kaptanların ciddiyetinden anlamıştır. Korumalar eşliğinde bu gemi limana yanaşır.  Nihayet büyük yük ve büyük emanet Kitauların ülkesine ulaştırılmış...
  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...