logo

Bu da Geçer

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Bu da Geçer

Kıssalardan hissemize düşenler;
Diyar diyar gezen bir derviş, uzun bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Haliyle yorulur, istirahat etmek ister. Karşısına çıkanlardan yardım dilenir. Yemek verecek, yatacak yer verecek birini arar.

Köylüler, biz de garibiz ama Şakir ağa diye biri var ondan medet dilen derler. Çiftliğinin yerini tarif ederler.

Derviş çiftliğe doğru yollanır. Köyülülerin anlattıklarından anladığı kadarıyla Şakir’in bulunduğu bölgedeki en zengin kişilerden biri olduğunu, bir diğer zengin ise Haddad isminde biri olduğunu öğrenir. Derviş varır Şakir ağanın çiftliğine. Derviş, çok iyi ağırlanır. Karnını bir güzel doyurur. Bir güzel uyku çeker. Şakir ağa da, ailesi de gönlü geniş, cömert insanlardır. Çok misafirperverdirler. Derviş, artık yola çıkma vakti geldi der. Şakir ağaya hürmetlerini belirtir. Köy halkı garip, böyle bir zenginlik, bolluk içinde olduğun için şükrünü eksik etme der. Şakir ağada mütevazi, ”bak dünyaya bir günü bir diğer günü ile aynı mı, hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen gözle görülen asıl gerçeğin kendisi olmayabilir. Bu da geçer” der.

Derviş yoluna gider. Şakir ağa ile konuşmaları üzerinde uzunca bir müddet düşünür. Bir kaç sene sonra, Derviş’in yolu aynı köyden geçer. Şakir ağayı anar. Hali hazırda köydeyken ziyaret etmeyi arzular. Yolla giderken köylülerle konuşur. Şakir ağadan, hürmetinden bahseder. Köylüler, Şakir ağanın ağalığı kalmadı, iyice fakirleşti. Hatta şimdi Haddad’ın yanında iki üç kuruşa çalışıyor derler. Bunları duyan Derviş üzülür. Hemen Haddad’ın çiftliğine yollanır. Şakir’i bulur. Üzerinde yıpranmış kıyafetler, yüzünde çizgiler vardır. Yaşlanmıştır. Bir kaç yıl önceki sel, bütün sığırlarını yutmuş, evi ağır hasar görmüş, yıkılmıştır. Sahip olduğu topraklar işlenemez duruma gelmiş, elinde avucunda hiç bir şeyi kalmamıştır. O da çaresiz Haddad’ın yanına çalışmaya başlar. Şakir ve ailesi bir kaç yıldır Haddad’a hizmet etmektedir. Şakir, mütavazi evinde Dervişi ağırlamak ister. Az da olsa yiyeceğinden ikram eder. Derviş, bu duruma düştüğü için üzüldüğünü belirtir. Şakir’de ”sıkma canını, bu da geçer” der.

Yıllar geçmiş, derviş, dervişliğini yapıp diyar diyar gezmeye devam etmiştir. Yolu yine aynı köye çıkmıştır. Köylülerle konuşur. Şaşar kalır. Yıllar sonra neler olup bitmiştir öğrenir. Haddad vefat etmiştir. Haddad’ın bir varisi olmadığı için varını yokunu en sadık hizmetkarı, en eski dostu olan Şakir’e bırakmıştır. Şakir, tekrar olmuştur Şakir ağa. Haddad’ın evinde ikamet eder. Geniz arazileri olmuştur. Binlerce sığırı vardır. Eskisinden de zengin olmuştur. Şakir ağa eski dostunu görünce sevinir. En güzel şekilde ağarlar. Derviş ne kadar çok sevindiğini söyleyince, Şakir ağa yine aynı cevabı verir. ”Bu da geçer”.

Bir zaman sonra Derviş, eski dostu Şakir ağayı sorar. Köylüler dervişe bir tepeyi işaret eder. Tepede bir kabristan, kabristanın içerisinde Şakir’in mezarı vardır. Şakir ağa vefat etmiştir. Derviş mezar taşını görür, gülümser, hiç şaşırmaz. Mezar taşında şu yazılır. Bu da geçer.

Derviş mezar taşında yazılı olanı düşünür. Şakir ağa artık vefat etmiştir. Daha fazla ne olabilir ki? Ertesi sene, Şakir’in mezarını ziyaret etmek ister ancak mezarı yerinde bulamaz. Bu sefer daha büyük bir sel felaketi yaşanmıştır. Tepeyi bile silip süpürmüştür. Şakir ağadan geriye hiç bir şey kalmamıştır.

Devir II. Mahmut devridir. Osmanlı Devleti’nin en sıkıntılı zamanlarında padişahlık yapmıştır. Balkanların dağılmaya yüz tuttuğunu görmüş, Navarin baskını ile donanması yok edilmiş, kendisinin Mısır’a atadığı Kavalılı Mehmet Ali Paşa’nın, Mısır’dan Kütahya’ya kadar isyancılarla birlikte gelmiş, kendisine karşı ayaklanmıştır.

II. Mahmut kendisi için bir yüzük ister. Öyle bir yüzük olmalıydı ki, sıkıntılı zamanlarda umudunu yitirmesin, feraha kavuştuğunda ise kendisini rahatlığa aldanıp kaptırmasın. Böyle bir yüzük nasıl yapılabilir ki? Hiç kimse II. Mahmut‘u tatmin edecek yüzüğü yapamaz. II. Mahmut devletin alimlerinden bu konuda yardım ister. Yolları bizim derviş ile kesişir. Derviş meseleyi öğrenir. Bunun üzerinde II. Mahmut‘un kuyumcusuna yüzüğün tarifini verir. Yüzük II. Mahmut‘a sunulur. Sultan Mahmut başta pek bir şey anlamaz. Son derece sade bir yüzüktür. İşlemesiz, taşsız bir yüzük. Yanlızca üzerinde bir şeyler yazmaktadır. Sultanın gözü yazıya takılır. Biraz düşünür ve gülümser. Sultanın aradığı yüzük işte tam da bu yüzüktür. Yüzün üzerinde ne mi yazmaktadır? “Bu da Geçer Ya Hû

Etiketler: » »
231 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?
#

Bu da Geçer” için 3 Yorum

  1. 3yorhan : diyor ki:

    Dervişlik der ki bana
    Sen derviş olamazsın
    Gel ne deyeyim sana
    Sen derviş olamazsın

    Derviş bağrı baş gerek
    Gözü dolu yaş gerek
    Koyundan yavaş gerek
    Sen derviş olamazsın

    Döğene elsiz gerek
    Söğene dilsiz gerek
    Derviş gönülsüz gerek
    Sen derviş olamazsın

    Dilin ile şakırsın
    Çok mailer okursun
    Vara yoğa kakırsın
    Sen derviş olamazsın

    Kakımak varmışsa ger
    Muhammet de kakırdı
    Bu kakımak sende var
    Sen derviş olamazsın

    Doğruya varmayınca
    Mürşide yetmeyince
    Hak nasip etmeyince
    Sen derviş olamazsın

    Derviş Yunus gel imdi
    Ummanlara dal imdi
    Ummana dalmayınca
    Sen derviş olamazsın

  2. T : diyor ki:

    Bu da geçer geçmesine de geçerken bir hasar da bırakıyor

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehit Sevabının Ölçüsü

    30 Haziran 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İtalyada Galile'nin veya dünya yuvarlaktır diyen birisinin giyotine götürülmesini yıllarıdır konuşuyoruz. Acaba bizde de verilmiş olan fetvaları birileri yıllar boyu konuşuyor mudur? Katiller, tecavüzcüler, hırsızlar sadece kısa süreliğine bir yerde oturduğu veya kalktığı için günahlarından kurtulabilir mi? Mutlak adalet buna izin verir mi diye mutlaka düşünmüşüzdür. 2020 yılında yaşadığımız salgın günlerinde her şeyin şiddetlisi yaşanıyor galiba. Sevmenin, ölmenin, evde ekmek yapmanın, yerleşik düzene baş kaldırmanın, kurallara uymayanlara 3....
  • Gazi George H. W. Bush

    29 Haziran 2020 Dünya, Genel, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Daha 19 yaşında olduğunuzu düşünün. Sizin akranlarınız parklarda bahçeler de geziyor. Siz ise okulu yeni bitirmiş bir donanma pilotusunuz. 3 kişilik bir savaş uçağı kullanıyorsunuz. Uçak gemisine inmek oldukça zor bir iş. Tecrübeli pilotlar bile hep kaza yapıyor. Ama siz kaza yapmadan sayısız görev gerçekleştirdiniz. Son görev ise bir düşman gözetleme kulesini yok etmek. Her zamanki gibi gemiden kalktınız. Ateş hattına girdiniz. Ama bu kez kanattan vuruldunuz. Öyle olduğu halde görevi yerine getirmek için birkaç hedefi yok ettiniz. Sonunda para...
  • Gestapo

    23 Haziran 2020 Dünya, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler

    İnsanlık yerleşik hayata geçtikten sonra gruplar halinde yaşamaya başladı. Kendini ve etrafındakileri yönetmek gerektiği kadar farklı guruplarında neler yaptığını anlamak, onların yaptığına karşı veya benzeri işler yapmak için muhtelif kurumlar ve örgütler kurdu. İstihbarat teşkilatlarını da bu bağlamda değerlendirirsek şüphesiz Gestapo'nun ayrı bir yeri olacaktır. Gestapo yani Gizli Devlet Polisi, Nazi Almanyası ve Alman işgali altındaki Avrupa'da gizli polis teşkilatıdır. 1933'te Hermann Göring tarafından Prusya'nın çeşitli güvenlik polisi...
  • F35’İ Ne Kadar Tanıyoruz

    18 Haziran 2020 Bilim, Köşe Yazıları, Politika, Teknoloji, Tüm Manşetler

    Siyasi çekişmelerin içinde asıl özellikleri pek de görünmez duruma gelen F35 Beşinci Nesil hava uçağını ne kadar yakından tanıyoruz. Ülkemizin de hem üreticisi hem de müşterisi olduğu eşi benzeri bulunmayan bir şaheser olan F35 avcı uçağı hayallerin ötesinde özelliklere sahip. Hava alanına ihtiyaç duymadan iniş kalkış yapabilen, hava-kara ve deniz hedeflerine ateş açabilen muhteşem bir icat olan bu avcı uçağını kim yapıyor, teknik özellikleri ne, fiyatı ne, rakipleri kim hiç düşündünüz mü? F35'İ ve daha birçok savaş uçağını yapan Lockheed Ma...