logo

3D YAZICILAR SAYESİNDE ORGAN NAKLİ KOLAYLAŞIR MI?

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
3D YAZICILAR SAYESİNDE ORGAN NAKLİ KOLAYLAŞIR MI?
Savaş, barış, gelecek, güzellik… derken dünyada laftan başka şeyler üretenlerde var.
özellilke canı yananın feryat ettiği; diğerlerinin umrunda olmadığı dünyamızda canı yananlara yardım olabilecek şeyler olması umuduyla;
İlk 3 boyutlu yazıcı ile canlı doku üretimi 2009’da Novagen3d Printing Technology’le başladı. İlk zamanlarda sadece doku baskısı alınabilirken bugünlerde organ baskısı alınabiliyor. Bu baskı teknolojisi en çok kemik ve kıkırdak dokusu baskısı alınırken kullanılıyor. Hangzhou Elektronik Bilimler ve Teknoloji Üniversitesi araştırmacılar 3 boyutlu yazıcı sayesinde kulak ve burun baskısı alabiliyor. Şimdi de Tokyo Üniversite Hastanesi uzmanlar 3D printer ile deri, kemik ve eklem üretmeye çok yakın olduklarını açıkladı. Projenin başındaki Tsuyoshi Takato, ‘Sadece birkaç saat içinde sentetik bir madde ve kök hücreler yardımıyla insan organlarının yapısını tamamen kopyalayabiliyoruz’ dedi.
Avustralyalı bilimciler kök hücreden kıkırdak üretebilen bir biyo-mürekkep kullanan 3D biyo-yazıcı ile ameliyatlarda kullanılmak üzere kulak üretiyor.

Haber Özeti

Avustralya Wollongong Üniversitesi araştırmacıları yeniden inşa (rekonstrüksiyon) ameliyatları için insan kulaklarını kopyalayabilen üç boyutlu biyo-yazıcı geliştirdi. 3D Alek adı verilen cihaz bir çok malzemeli biyo-üretim yazıcısı olarak geliştirildi. 3D Alek, insan kulağı yazdırmak için araştırmacıların özel olarak geliştirdiği bir biyo-mürekkep kullanıyor.

Biyo-mürekkepte insan kulağındaki kıkırdağın üretilmesi için kök hücreler kullanılıyor. Böylece 3D yazıcı teknolojisi ile yeniden inşa ameliyatı için ‘canlı kulak’ üretilebiliyor.

Mikoti ameliyatını kolaylaştırıyor

Sydney Royal Prince Alfred Hastanesi (RPH) bu yüksek teknoloji ürünü biyo-yazıcıyı kullanan ilk hastane oldu. Araştırmacılar bu yeni teknoloji ile çocuklarda görülen dış kulağın az gelişmesi (mikroti) gibi durumlarda uygulanan karmaşık tıbbi prosedürlerde devrim yaratmaya bir adım daha yaklaşıldığını belirtiyor.

RPH Kulak Burun Boğaz Cerrahı Payal Mukherjee “Bu kulak deformasyonunu tedavi etmek oldukça zor çünkü dış kulak oldukça karmaşık bir 3 boyutlu yapı. Sadece uzunluk ve genişlik değil ayrıca yükseklik ve kafatasına göre çıkıntı da hesaplanmalı. Bu da biyo-baskı için çok heyecan verici bir alan anlamına geliyor. Çünkü kulağın şekli hastanın kendi doğal dokuları kullanılarak, kendi yüzüne göre tasarlanıp düzenlenebiliyor. Böylece ameliyat süresi kısalıyor, ortaya daha gelişmiş bir kozmetik sonuç çıkıyor ve hastanın vücudunun başka bir bölgesinden (genellikle göğüs kafesinden) kıkırdak doku nakli yapmaya da gerek kalmıyor.” diyor.

Bir sonraki aşama hastanın kök hücresinden biyo-mürekkep üretmek

İlk klinik deneylerde ekip, insanların normalde ameliyat sonrası atılan burun kıkırdağı gibi dokularından alınan kök hücreleri kullandı. Ancak araştırmacılar biyo-mürekkebi geliştirerek neticede hastanın kendi kök hücreleri ile kulak kıkırdağını üretmeyi hedefliyor. Böylece ameliyatta yerleştirilen implant hastanın kendi anatomisi ile de uyumlu olabilecek.

Mukherjee “Hastanın kulak anomalisine ve yüz özelliklerine uygun kulaklar yazdırabilmek istiyoruz.” dedi. Araştırmacılardan Gordon Wallace “Bu proje, temel bir çalışmayı stratejik bir uygulamaya dönüştürerek insanların hayatını daha iyi hale getirebilecek sağlık çözümleri üretme konusunda başarılı bir yol izlediğimizi gösteriyor. RPA’da bulunan bir 3D Alek ve bizim laboratuvarımızda bulunan bir kopyası ile bu klinik güçlüğü çözmek için pratik bir çözüm sunabilecek araştırmalarımızda sonraki aşamalara geçebileceğiz.” dedi.

Etiketler: » »
84 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Nasıl Zengin Olunur? Para Mutluluk Getirir mi?

    31 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Uzun süredir muhtelif konular hakkında yazmak istiyordum. Bu yazıların bir kısmını hikaye şeklinde ele almak istedim. Bu hikayelerin bir kısmı seri halinde olacak. Bir hikaye bir umut serisini yazmaya başladım. Nasıl Zengin Olunur? Bir gün Umut'a bir telefon gelir. "Efendim" der Umut. Telefonun diğer ucunda birkaç kişi var. Bir tanesi kısa boylu beyaz sakallı, takma dişli bir ihtiyar, gözlerini telefona sabitlemiş sakin bir şekilde dinliyor. Bir soru sordular "nasıl zengin olunur?" Umut: "Çalarak" dedi. Telefonu göbekli beyaz yüzlü orta yaş...
  • Kurtlar Vadisini Bir De Bu Gözle Okuyun

    31 Mayıs 2020 Dünya, Genel, Köşe Yazıları

    Bir gün ormanlık ve puslu bir vadide bir Sibirya kurdu, bir Alman kurdu, bir de Türk Kurdu gidiyorlarmış. Karşılarına bir koyun çıkmış. Alman kurdu hemen atılmış. Arkadaşlar siz bana bırakın ziyafet için önlüklerinizi bağlayın demiş. Koyun o arada çalılıkların arkasında otluyormuş. Alman kurdu önce Hitler gibi bir nara atmış eşeden köşeden yallah diyerek saldırmış koyuna. Yeşil otların arasındaki çukura düşüp ayağını yaralamış. Eli boş diğer kurtların yanına ayağı aksayarak dönmüş. Ne oldu dediklerinde istesem yakalardım ama koyunda corona virü...
  • Birleşmiş Milletler’in New York’taki Karargâh Binasının Arsası

    18 Mayıs 2020 Genel, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler

    Televizyonda sık sık gördüğümüz Birleşmiş Milletler binasının tam adı "Birleşmiş Milletler'in New York'taki karargâh binası"dır. Böylesine önemli bir yerin arazisi nasıl BM ye tahsis edildi veya satın alındı hiç düşündünüz mü? 1949-1950 yılları arasında inşa edilen bu yapının yerini Rockefeller ailesine aittir. Manhattan'dan fazla izole olması nedeni ile Nelson Rockefeller bir miktar ek satın alma düzenledi. Bu 8,5 milyon dolarlık satın almadır. Bu para baba John D. Rockefeller, Jr. tarafından sağlandı. Binanın ana mimarları Le Corbusier ve ...
  • Şeytan ve Nefis Sohbeti – Ah Hoca Efendi

    16 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Yıllar öncesiydi. Kars taraflarında bir camiye girdim. Kürsüde bir hoca efendi sohbet ediyor. Cemaat dağınık bir şekilde oturmuş. İhtiyar dedeler bir köşeye çekilmiş birisi duvara yaslanmış, öteki bir direğe yaslanmış ayaklarını uzatmış, bir diğeri düşünceli bir şekilde boynunu bükmüş yere bakıyor sohbeti dinliyorlardı. İhtiyarların arasına girdim bir kenara oturuverdim. 12-13 yaşlarında belki biraz daha küçüktüm. Hoca efendiden nefis isminde bir kelime duydum biraz da açtım açıkçası aklıma yemek geldi.  Güzel nefis mis gibi bir yemek hayal ett...