logo

Kötü Anılara Karşı Propranolol

Kötü Anılara Karşı Propranolol

Kötü anılarınızı silebileceğinizi hiç düşündünüz mü? Unutmak istediğimiz ama unutmaya gücümüz yetmediğinde biri veya bir şey bize yardımcı olabilir mi? Bu soruların cevabı sanki var gibi;
Bazı zamanlarda hatırlamak istemediğimiz kötü anılar sürekli gözümüzün önüne gelir. Güzel şeyler düşünerek unutmak isteriz ama yine de aklımızdan kolayca çıkmaz. Bu tür hatıralara istilacı hatırlara diyenler var. Olumsuzluklardan kurulmak için istilacı ya da patolojik denilen hatıraların çeşitli tedavilerle hafızadan silinebileceği düşüncesi gelişmeye başladı. Zira deneyimlerimizin yerleşik anılara dönüşmeden önce kararsız bir yapıda ve manipülasyona açık oldukları biliniyor. Bilim insanları işte bu sabitlenme öncesi evredeki aralık kapıdan ellerinde kimyasallarla girip bizi gamdan ve dertten kurtarmayı hedefliyorlar. Bu işin bir anlamda doğal yollarla gerçekleştiği durumlar da var. Bilincin kapandığı ve ameliyat süreciyle sonuçlanan kazalar, anesteziden uyanıldığında çoğu zaman hatırlanmaz. Bilinç yerine geldiğinde kişi bir nevi kısa süreli hafıza kaybı yaşar. Bilim insanları bu örneklerde ortak olan basamağın, deneyimin sabitlenmesi adımında yaşanan bozulmaya bağlı bellek boşluğunun kalıcılaşması için uğraşıyor. Üstelik önerdikleri yöntem ve kimyasal sayesinde kaza geçirip kendimizi kaybetmemiz, ayılıp bayılmamız falan da gerekmiyor.
Propranolol denen bir ilaç var. kan basıncını düzenler, kalp atış hızını düşürüren bu ilacın başka özellikleri de var. Bazı insanların bu ilaca neredeyse her tasalanmalarında başvurdukları biliniyor. Beyinde bazı reseptörleri tıkayarak etki gösteren propranolol ve benzeri anestetikler araştırmacıların elektrokonvülsiyon terapisi adını verdikleri, bizimse “elektroşok tedavisi” olarak tanıdığımız kapsamda uygulanan bir yöntem aslında. Özellikle depresyon tedavisinde kullanılan anestetik uygulama veya şokun mantığı, kişide negatif çağrışım yaratan anahtar öğeler aracılığıyla “kötü anı”nın aktif hale getirilmesine, rekonsolidasyon denen beyinde yeniden yerleşikleşmenin sağlanması için gerekli sürenin (mesela 24 saatin) tanınmasına ve bu süreçte ilacın ya da şokun verilerek reaktivasyonun bozulmaya uğratılmasına dayanıyor. Bu yöntemin klasik ve korkunç görünen temel uygulama biçimi elektroşok idi. Şimdiyse anestezikler revaçta… New York Üniversitesi klinik nöroloji ve psikoloji bölümlerinin ortak yürüttüğü çalışmada kötü anıları depreştirilen, nörolojik ve psikolojik bakımdan sağlıklı bireylere damardan uygulanan propofol, duygusal anıların tekrar konsolide olma sürecini gerçekten sekteye uğrattı mı? Diğer bir deyişle beynin bir yerlerine gömülü kalmış kötü anılar bir şekilde yerinden edilebildi mi? Cevap, evet!
Araştırmacılar 50 katılımcı iki grup oluşturuyor. Her bir gruba üç evreden oluşan iki negatif izletiliyor. Hikayelerin birinci ve üçüncü evreleri duygusal açıdan nötr içerikliyken ikinci evrede negatif öğe sunuldu. İlk izlettirmeden bir hafta sonra hafızanın yeniden harekete geçirilme aşaması uygulandı. Bunun için hikayelerden birinin ilk kısmındaki slaytlar kısmen tekrar gösterilerek katılımcıdan gözükmeyen kısımda ne olduğunu hatırlaması istendi. Hemen ardından da propofol uygulanarak derin sedasyon (yani bilincin kapandığı ancak nefesin devam ettiği durum) sağlandı. Son aşamada da yine hikayeyle ilgili bir hafıza testi ilk gruba sedasyondan 24 saat sonra, ikinci gruba katılımcılar uyanır uyanmaz uygulandı. Araştırmacılar ilk grupta, yani önce propofol ardından rekonsolidasyonun etkisiyle sağlanacağı umulan hafıza silinmesi için yeterli sürenin tanındığı A grubunda, belleğin bozulacağını düşündü; ve umulan oldu.
A grubu katılımcılar sedasyon öncesi yeniden aktif hale getirilen hikayenin özellikle negatif çağrışımlı ikinci kısmını istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde hatırlayamadı. Diğer hikayenin hatırlanmasıyla ilgili bir sorunsa yaşanmadı. Yani sadece yeniden aktif hale getirilip ardından yeniden konsolide edilme aşamasına sokulan, böylece bir anlamda manipülasyona açık hale getirilen anı, sedasyon sayesinde konsolide olamadan uçtu gitti.
Elbette her deneyim birtakım görsel-işitsel öğelere indirgenebilecek kadar sınırları belli, köşeli değil; çoğu zaman bizi acıya gark eden, birçok katman barındıran ‘süreçler’ söz konusu. Zaten bu yöntemin hedefinde de daha çok spesifik olaylar sonucunda travma yaşamış bireyler yer alıyor. Fakat ne olursa olsun vahşetin, acıların, bizi bunalımdan bunalıma sürükleyen deneyimlerin eksik olmadığı bir dünyada böyle bir ‘seçimli unutturma’ yöntemi kulağa pek hoş geliyor
Propranolol ilacı aşırı ve yanlış şekilde kullanıldığında aşağıdaki olumsuz semptomlara neden olabilir.
-Aşırı yorgunluk hissi.
-Yavaşlamış kalp hızı
-Kabuslar görme
-Düşük nabız nedeniyle el ve ayakların soğuk olması
-Astım, hipertansiyon, böbrek problemleri, diyabet gibi rahatsızlıklara sebep olması

113 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?
#

Kötü Anılara Karşı Propranolol” için 1 yorum

  1. 3yorhan : diyor ki:

    bu Propranolol ne ilacından acil bana da lazım.