logo

Naile’nin Parmakları

3yorhan

3yorhan
orhanyusuf@gmail.com
Naile’nin Parmakları

İsyankârların hücumlarına ve kılınç darbelerine karşı korkusuzca karşı koyan, parmaklarını kaybeden, kahraman, cesur bir hanım…naile
Hz. Osman ın iktidarının son günleri çok karmaşalı geçti. Şehit edilmesi üzücü bir hadise. Nasıl Şehit edildiği, mezarı, eşi, çektiği çileleri hepsi ayrı birer hüzün ve tartışma konusudur.
Ancak Eşi Naile’nin pek bilinmeyen ama ibretlik bir öyküsü vardır.
“Kim hayatı isterse şahadet istemeli. Şehidin hayatına Kur’ân işaret eder. Sekeratı tatmamış her bir şehit, kendini hayy biliyor, görüyor.” Bediüzzaman Said Nursî
Hz. Osman’ın en zor zamanlarında en büyük destekçisi eşi Naile (r.anha) oldu. Çok vefakâr ve fedakâr bir hanımdı.
Hazret-i Osman’ın (ra) halifeliği döneminde, dehşetli fitneler çıktığı günlerde eşinin hep yanındaydı.
Günlerden bir gün Hz. Osman sabah namazına uyanır ve:
-“Kavmim bugün beni öldürecek.” Der.
Bunu duyan Naile (r.anha) dehşete kapılır:
-“Asla! İnşallah bu arzularına ulaşamayacaklar. Senin halkın seni korur, gözetir.” Diye inler.
Hz Osman (r.a) aynı sakinlikle cevap verir:
—Rüyamda Resulullah Efendimizi, Ebu Bekir’i ve Ömer’i (ra) gördüm. Dediler ki:
“Bu gece iftarı yanımızda açarsın.”
Duydukları Naile’yi (r.anha) üzer. Ama metanetini kaybetmez.
Akşama doğru isyankârlar Hz Osman’ın evini kuşattılar ve zorla içeri girdiler. Naile (r.anha), Hz. Osman’ı korumak için onun üzerine kapandı ve:
“Siz nasıl bir zatı öldürmek istediğinizin farkında mısınız? O bütün geceyi bir tek rekâtla ihya eder ve o rekâtta Kur’ân’ı hatmeder.” diye bağırdı.
İsyankârların kılıç darbelerine karşı koyan ve vücudunu siper eden Naile (r.anha) ona saldıranların kılıçlarını eliyle tutmaya çalışmış ve bu uğurda parmaklarını kaybetmişti.
Ve isyankârlar amacına ulaşmış, Hz Osman orada şehit edilmiş, Hakk’a kavuşmuştu.
Bunu metanetle karşılayan Naile (r.anha):
“Siz onu şehit ettiniz. Ama unutmayın, Cenab-ı Hak onun hakkını sizden alacaktır.” diye haykırdı.
Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, Nâile’nin Muâviye’ye gönderdiği, Hz. Osman’ın öldürülmesi olayını açıklayan bir mektubun metnini verir (el-Eġānî, XV, 325-326). Onun bu mektubu Muâviye’nin isteği üzerine mi yoksa kendiliğinden mi yazdığı hususu açık değildir; ancak Muâviye’nin hem Hz. Osman’ın kuşatılması olayından önce, hem de bu cinayetin işlenmesinden sonra takip ettiği siyaset dikkate alındığında yazılmasını onun istediği söylenebilir. Çünkü Muâviye, mektupla beraber gönderilen Hz. Osman’ın kanlı gömleğini ve Nâile’nin parmaklarını Dımaşk Camii’nde teşhir ederek Suriyeliler’i kendi siyasetinin doğruluğuna inandırıp desteklerinin sürmesini sağlamıştır.Hz. Osman’ın şehid edilmesinin ardından Nâile’nin Suriye bölgesinde yaşayan Kelb kabilesine döndüğü anlaşılmaktadır. Bundan sonra kendisine yapılan evlilik tekliflerini geri çevirdi ve bu hususta aşırı ısrarcı davranan Muâviye’ye de ön dişlerinden ikisini söküp göndererek cevap verdi. Hayatının geri kalan kısmını kabilesi arasında sakin bir hayat sürerek geçirdi. Hz. Osman’la yedi yıl evli kalan Nâile’nin Ümmü Hâlid, Ervâ ve Ümmü Ebân adlarında üç kızı olmuştur.

Etiketler: » »
260 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?
#

Naile’nin Parmakları” için 2 Yorum

  1. 3yorhan : diyor ki:

    Hz. Osman ile evlenmesinin arkasından Müslümanlığı kabul etti. Nikâh esnasında Hz. Osman (ra) kendisine 10.000 dirhem mehirle hizmetçi olarak Kirman esirlerinden bir karı koca verdi.
    demekki Hıristiyan ile evlenip sonradan müslümanlığına vesile olunuyormuş

  2. T : diyor ki:

    Geçmişimiz de neler var böyle. Fitne ortamında her şey olabiliyor. Belki bu gün de bir yerlerde benzeri olaylar yaşanıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kahlenberg(Alaman Dağı)

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Bazılarına göre Kahlenberg deyince akıllara Danimarkalı ünlü futbolcu Thomas Kahlenberg gelebilir. Oysa tarihimizin dönüm noktalarından birisi olan bir muhaberenin yaşandığı yerin adıdır Kahlenberg. Günümüzde orta Avrupa da olan Viyana’ya gelen herkesin çıktığı veya çıkarıldığı, İstanbul’daki Çamlıca tepesine benzeyen tepedir. 12 Eylül 1683'te Osmanlı İmparatorluğu ile Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu orduları arasında yapılan meydan muhasebesi Kahlenberg Muharebesi ya da Osmanlıların verdiği isimle Almandağı Muharebesi olarak bilinir. Muhar...
  • 40 Ton Altın’ın Hikayesi

    11 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tarih

    40 Ton Altın'ın Hikayesi ve Baş Rostolar Bir Umut Hikayesi Serisi devam ediyor. 40 Ton Altın'ın Hikayesi Başlıyor Burada dinleyecekleriniz gerçek hayat hikayelerinden esinlenerek kurgulanmış olabilir. Ufukta kara gözüktü. Suvari Bey heyecanlıdır. Yol boyunca Çarkçıbaşı ile görüşmüş bir aksilik çıkmaması için tanrıya dua etmiştir. Yolu uzun, yükü ağırdır. Tayfa yükten habersiz ama yükün önemini kaptanların ciddiyetinden anlamıştır. Korumalar eşliğinde bu gemi limana yanaşır.  Nihayet büyük yük ve büyük emanet Kitauların ülkesine ulaştırılmış...
  • Cin Nedir? Cinlerin Özellikleri Nelerdir?

    30 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Cin, duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış, ruhanî varlıklara verilen bir addır. Kuranı Kerimde Rahman Süresi 15.inci ayette şöyle tanımlanmaktadır: Cinleri dumansız, saf alevden yarattı. “CİN” adıyla bilinen gerçeği itibarıyla insan gözü tarafından görülemeyen bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen canlılardır. Kur’ân-ı Kerîm’de “CİN” kelimesiyle tanımlanan; halk arasında “peri”, “dev”, “hayalet”, “cin”, “ecinni” diye bilinen; görüntülerine gö...
  • Kozan mı? Lozan mı?

    23 Temmuz 2020 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Politika, Tarih, Tüm Manşetler

    Tarihsel süreçleri tüm yanlarıyla değerlendirmek gerektiğinden Lozan görüşmelerini ve Kozan ilçesinin tarihsel bağlarını araştırmak gerekiyor. Lozan gündeme geldiğinde Ermenilerin sesi çok çıkar Kozan dendiğinde de eski Kilikya Ermenilerinin sesi çok çıkarmış. Her yıl 24 temmuz da Türkiye Cumhuriyetinin imzalamış olduğu Lozan Barış Antlaşması gündeme gelir. İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 1923 Türk Kurtuluş Savaşı sonunda, yeni Türk devleti ve diğer imzacı ülkeler arasında yapılan barış antlaşması ile Türkiye’nin tam bağımsızlığını bütün...